annebabaokulu.net
 
Genç Yazarlar / Aysel Hezer

Kız Çocuklarının Doğuda Eğitim Sorunu
 
Etiketler: Doğuda eğitim sorunları
 
          Eğitim denilince akla okul gelir her nedense. Ancak eğitim sadece okulda verilmez. Eğitimin ilk yuvası ailedir. Bu hem batı hem de doğu için de geçerlidir. Ancak dikkat ettim de doğu ile batı arasındaki eğitim anlayışında farklılıklar ön plandadır. Ama ne yazık ki artık buna fark bile diyemiyoruz. Düşünsenize bir kız çocuğu okuyamıyor ve 12 yaşında evlendiriliyor. Sizce eğitim bu mudur? Doğu ve batı arasında diğer birçok alanda farklar olsa bunu doğal olarak karşılarım. Ama söz konusu eğitim olunca iş değişir. Çünkü bilgi. Evet bilgi. Bilgi yer, mekân tanımaz. Her yerde bilgi verilebilir. Ve eğitimin kanıdır bilgi. Ancak doğuda bilgiyi sadece erkekler alabiliyor. Neden mi? Çünkü kızların okuması, kızların doktor olması, kızların lider olması, kızların çalışması, kızların öğretmen olması ayıpmış ve buna benzer birçok örnek verebiliriz. Bir batılı, kızların da okuması konusunda anlayış gösterir ama doğuluya göre kızların okuması diye bir şey yoktur. İşte fark budur. Doğu batı farkı budur.
 
            
Sorarım kızını okutmayan doğuluya sorarım; madem kızını okutmayacaksın, öyleyse eşini erkek doktora mı götürürsün yoksa bayan doktora mı? Bayan doktor diyeceksin değil mi? Tabi bayan dersin. Eee madem bu kadar kıskançsın ve eşini erkek doktora götürmezsin neden kızını okutmazsın? O ilerde doktor olmasa, kim doktor olacak?
 
Bazıları da der ki benim kızım mı dünyayı kurtaracak?
 

         —Evet, senin kızın dünyayı kurtaracak! Hem sen neden kızına güvenmiyorsun diye sormak lazım.

 

Düşündükçe dayanamıyor bu yürek, bu düşüncenin akımına. Neymiş efendim bir kızın okuması ayıpmış. Bu saçma bir görüş. Ben bunu yaşadım. Çok ağladım, günlerce yemekten uzak durdum. Hatta ölüm kapıma gelmişti. Bana gel diyordu. Ama ben mücadele ettim. Azmimi hiçbir zaman kaybetmedim. Çünkü ben doğuluyum. Çünkü ben Vanlıyım. Çünkü ben bir erkeğin bile yaşamayacağı acılar çektim. Şu anda çok mu mutluyum? Hiç mutlu değilim. Ben kazandım. Ya diğer kızlar ne olacak? Ya onların ailesi?

 

Sizinle bir anımı paylaşayım:
 

Bir ara arkadaşımdaydım. Annesine beni okutun diyordu. Annesi de maddi durumumuz kötü diyordu. Ama şu gerçek var ki o ailede okuyan erkeklere maddi durumumuz kötü denilmiyordu. Belki de maddi durumları kötü değildir. Hem kötü olsaydı erkek evlatlarını da okutmazlardı. Demek ki söz konusu kız olunca maddi durum kötü gibi bahaneler ön planda oluyor. Tabi bazı ailelerin gerçekten maddi durumları kötü olabiliyor. Ama bu okumaya engel değildir. Eğer bir öğrenci harçlıksız okula gelip gidiyorsa ve aç karnına okumak uğruna okulda dayanabiliyorsa bizler de bunu yaparız. Öleceksek eğitim adına ölelim. En azından şehit oluruz. İşte eğitimin bir yüzünü daha gördünüz.

 

 

Tarih dersini hepimiz biliriz. Bilmesek de bazı tarihleri ön belleğimizde saklarız ve unutmayız. Bazen aklıma yenilikler geliyor. Neden 60 yıl önceki düşünce değişmedi gibi. Buradan anlatmak istediğim 60 yıl önce de doğulu kızlar okutulmadığı hâlde neden günümüzde de okutulmuyor? Demek ki hep yerimizde saymışız. Hiç ilerlememişiz. Sonra da başlarız batıyı kıskanmaya. Yok, bilmem batıda sanayi var da biz neden yok. Gel de bu görüşe cevap verme! Tabi sanayi olmaz. Bırak sanayiyi özgür düşünce bile olmaz. Çünkü sen kızını okutmuyorsun. Sen dünyayı erkeklerden ibaret biliyorsun. Ve sen hanımını köle olarak görüyorsun. Hak mıdır birine zarar vermek ve o kişi de canından bir parça ise. Ha anladım, evet evet anladım sen eşini çok sevdiğin için dövüyorsun. Ahh ahh. Senin bile inanmadığın bu bahanelerle nereye varmak istediğini çok merak ediyorum.
 

Doğuda ortaokuldan yani 8. sınıftan mezun olan bir kız öğrenci için eğitim bitmiştir. Hatta bazıları bu süreyi 5 yıla indirmiş durumda… 5 ya da 8 yıl okuyan kız öğrenciye velisi; kızım artık okula gitmeyeceksin der. Sizce bu söz kız öğrenciye zarar vermez mi? Kim hesabını verecek? Bu kız öğrencinin hayalleri gerçekleşmeyecek mi? Ne güzel hayal kurmuştu, ben doktor olacağım diye. Arabistan’da cahiliye döneminde çocuk doğar doğmaz cinsiyetine bakılır, eğer kız ise hiç tereddüt etmeden ya öldürülür ya da diri diri toprağa gömülürdü. Doğudaki ailelerden kızlarını okutmayanların onlardan bir farkı var mı? Şu bir gerçek ki okumak isteyip de ailesi tarafından okutulmayan bir kız zaten ölmüştür.

 

Kızlar çok duygusaldır derler hep. Ama okutulmayan bir kız ağlamaz. Üzgündür ama bunu dışa yansıtmaz. Alnı açıktır ve boynu bükük değildir. Çünkü o utanç verilecek bir şey yapmamıştır. Çünkü o geleceğin doktoru, mühendisi ve belki de geleceğin başbakanı olmayı hedefliyordur. Kim bilir. Peki, bu ayıp mıdır? Doğulum sana soruyorum. Bu ayıp mıdır? Daha ne bekliyorsunuz. Okumak için o kızın ölmesi mi gerek? Lütfen söyleyin artık ölmek gerekiyorsa ben de öleyim. Belki hayallerime kavuşamayacağım. Ama başka kızların okuması için ölmek gerekiyorsa bırakın da ben, o ölen kişi ben olayım. Çünkü ben buraya kadar kolay gelmedim. Benim de ailem beni okutmuyordu. Beni okutmaları için ağladığım günleri hiç unutmam. Hele bir de o acı günleri bir an olsun aklımdan çıkaramam.
 
Peki, bir doğulu neden kızını okutmaktan çekiniyor olabilir?
 
 
Tabi bunlar mantıklı olan bazı maddeler. Eğer sorun bu maddelerse çözümler durmadan gelir. Ama ne yazık ki çoğu aile kızını nedensiz yere okutmak istemez. Ne yaparsanız yapın o kişinin o kalın düşüncesini değiştiremezsiniz. Tabi psikolojik birçok yöntemle her ne kadar değiştirilse de bu aşamaya kadar kız öğrencinin zarar görmemesi elde değildir.

 

Peki, kız öğrencilere düşen görevler nelerdir?
 

 
Dünya hayatı üç gündür. Dün, bugün ve yarın. Dünden bugüne dair yaşananların yarınların temeli olacağını ve yarınların da bugünlerden farksız olmadığını unutmamalıyız. Yani sen bugün dünün hesabını yapıyorsan; yarın da bugünün hesabını yaparsın. Öyleyse yanlış adım atmadan lütfen doğru kararlar verelim. Kızlarımızı okutalım. Unutmamalıyız ki atılan adım geri alınmaz. Eğer atılan adım yanlış yere basıyorsa geri dönmeyi düşündüğünüzde kızınıza bakacak yüzünüz olacak mı ki?

   

Türkiye’de hâl böyle iken yarınlar için büyük hayaller kuramıyorum. Ancak ilerde amacım iyi bir konuma gelip eğitim sistemindeki aksaklıkları düzeltip, doğu ile batı arasındaki farklara son vermek olacaktır.
 
Aysel HEZER