Share  

Sizce okullarda dağıtılan tablet bilgisayarlar faydalı oldu mu?

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM
Psk. Dr. Yaşar Kuru
 
• On iki yıl boyunca matematik öğrettiğimiz öğrencilerin bir çoğu,
matematikten yaka silkiyor.
- Halâ çarpım tablosunda şaşıranları var.
• Daha da ilginç olanı;
- 2013 yılı ÖSS sınavlarında,
bu öğrencilerden tam “ 60.000” i, kocaman ‘sıfır puan’ çekmedi mi…
• On iki yıl boyunca okudukları Türkçe’den,
Coğrafya’dan, Fizik’ten, Matematik’ten… tek soru da bilmez mi bir insan…
- Ortaokul öğrencilerinden söz etmiyoruz, lise öğrencilerinden de…
- Bunlar geri zekalı değil ki…
- Akıllı,zeki, liseyi bitirebilme becerisi göstermiş gayretli çocuklar.
* Şöyle sorayım hocam, izninizle;
- İlkokul ikinci, üçüncü sınıfındaki küçük çocuklara sözümüz geçiyor mu…
- Onları susturabiliyor, sınıfa hakim olabiliyor muyuz…
- Ufacık çocuk öğretmeniyle inatlaşıyor, arkadaşına dikleniyor,
sınıfı karıştırıyor, derslerine çalışmıyor, ödevlerini yapmıyor.
• Bu da gösteriyor ki:
- Ne, dik duruşunuz,
- Ne, çatık kaşlı oluşunuz,
- Ne, buyurgan tavrınız,
- Ne emredici hitaplarınız,
- Ne de disiplinle,
- Ne de “veli” siyle onu tehdit etmeleriniz pek işe yarıyor…
• Öğretmenin öğrencilerine güven verebilmesinin başlangıç noktası:
- Okul kapısıdır,
- İlk zil öncesi avluda sıra oluş anıdır.
• Bunu kim, hangi öğretmen uygular ve nasıl başarılı olur diye araştırdığımızda,
bazı Avrupa ülkelerinde de örneklerine rastladığımız gibi;
- Yarı uykulu, yarı uyanık halleriyle;
- Kimisi aç kimisi kahvaltısını yapmış;
- Bazıları soğuktan tir tir titreyen, bazıları da giyinik vaziyette,
koştura koştura okul kapısına gelen öğrencilerini:
- Onlardan önce, okula gelerek okul kapısında karşılayan,
- Tebessüm eder bir halde okul kapısında duran,
- Başlarını bir anne şefkatiyle okşayan,
- Onlara cesaret veren,
- Bir baba edasıyla, sırtlarını sıvazlayan,
- Biir anne şefkati ile ve sıcaklığı ile karşılayan,
- Yumuşacık ve motive edici bir ses tonuyla onlara tek tek;
‘hoş geldin yavrum’ diyen öğretmen,
“ ilk devreyi” galip tamamlamış takım gibidir.
• Biliyoruz ki, öğretmenlik;
- Sınıfta değil, okul binasında hiç değil,
- Bilakis, okul kapısında başlar,
- Okul bahçesinde devam eder,
- Sınıfta icra edilir.
• Birçok öğretmenimiz;
bunu uygulayamadığı için, sınıf ortamında, ders esnasında
görevini başarıyla tamamlama konusunda oldukça zorluk yaşamaktadır.
• Çünkü;
- Öğretmenin öğrencileri üzerinde ‘tesirli’ olamamasının bir diğer nedeni de budur.
- Zira, hızlılık ve acelecilik,
karşısındaki insanda ‘yapay kaygı’ yaratır.
Böylece, iradesini doğru yönde kullanmasını engellemiş olur.
• Saygıdeğer öğretmenim;
- Gerek okul kapısında, gerek okulun avlusunda ve gerekse sınıflarda,
Kendilerine ‘saygı’ duyduğunuz öğrencileriniz size karşı şımarmazlar.
- Karizmanıza zarar vermezler… Sizi zayıf duruma düşürmezler.
 
Psk.Dr. Yaşar Kuru