annebabaokulu.net
 
GÜLÜŞÜNÜ BANA KENDİNİ GECEYE KATSAN
 

Eyvah kaldım kara düşün ortasında uyanamadan
yaktım tüm yarınları bir gülüşe inat
her nefes karanlığına merhaba, karanlığına eyvallah
gönül limanından…
gemilerimde yok artık, köprüler çoktan yakık
sararmış bir ormana adadım gönlümü
hazanım kayıp, yağmurum yok
denizde çöl, çölde akan ırmaklar
oynaşsın kara toprakta balıklar
oltasına takılsın zihnimin mercanlar
bir klarnet nağmesinde kaybolsan şimdi
arayıp dursam kayıp şarkıda seni
bulamasam paralasam yüreğimi
pişman olunmuş güftenin son nakaratında
yeniden bestelesem seni sonra …
gülüşünü bana kendini geceye katsan
bir mısra okusan kulağıma, Asaf’tan
bir eylül ayında buluşsak seninle mihrabat korusunda
saçların çarpsa yağmur yerine her son bahar camlara
ellerinden beslense akvaryumda balıklar
pırıltını ödünç versen denizlere
rüzgarı öpse gülüşlerin
kimseler görmese seni benden başka
kimseler dokunamasa mısralardan sana
sataşsak dalga geçsek seninle sağa sola
bir bankta otursak eski İstanbul da
kuşların kanatlarından insek seninle minarelere
kaşların kemane olsa nihavent olsa çığırışın
bir rüyada donsam kalsam adınla
nefesinin ılıklığında çözsen beni
tüm çalar saatler sussa yanında
gülüşünü bana kendini geceye katsan
geçmişi yaksak bir tenekede seninle
boğazdan salsak, ayağına taş bağlasak anıların
düşünmeden kokusuna kalksak yarınların
tarçın kokusuyla ısıtsak düşlerimizi
tadına varsak bembeyaz yağan karın
kırmızıya inat karanfil olsa yanakların
atsam seni cebime budur desem kârım
bırakmasa hayalin sen olsan diğer yarım
eyyy nazlı sevgili istanbul kıskansın seniii
 
Muhammet Mert Taşkın