Share  

Sizce okullarda dağıtılan tablet bilgisayarlar faydalı oldu mu?

annebabaokulu.net - Kitap Alıntıları

Kitap adı: BİN DOKUZ YÜZ SEKSEN DÖRT
Yazarı: George ORWELL

Hazırlayan: Murat TEKİNEŞ

 
Bu kitap, kendi çağının bir kara ütopyası olabilir belki ama günümüz dünyasında hala oynanmakta olan bir tiyatro oyunu, bir traji gerçek masal...

Romanda önümüze çizilen dünya tablosu; kurgusu ile, dili ve dilbilgisi sistemiyle, sistematik algı yöntemiyle, işkence ve baskı ile ülkeleri ve insanları sindirerek yönetmek üzerine bir risale, bir şaheser olabilir ancak!..

Ama en önemli vurgu eğitime yapılmış bu romanda; Okyanusya devletinin resmi dili Yenikonuş dilidir. Bu dilin en belirgin özelliği ise, sadeliği ve insanlar üzerinde yarattığı algıdır. Eskikonuş (romandaki günümüz İngilizcesi), Yenikonuş'a uyarlandığında olan oluyordu. Birden fazla anlam ifade edebilen bir kelime veya sözcük, tek bir ses fonetiği (anlamsız sözcük veya kelime) ile anlatılmaya çalışılıyordu ve bu da her türlü dil becerisini kısıtlıyordu. Dilde yapılacak kısıtlama ellere ve ayaklara değil de beyinlere vurulan pranga oluyordu!

Bu dilbilgisi sistemi beraberinde eskikonuş'un içinde barındırdığı tüm içtenliği, samimiyeti, cinselliği, duygu ve hisleri öldürdüğü gibi düşünme yeteneğini de öldürmüş. İnsanları birer kültür mantarı yapmış adeta! Hem de küresel sermayenin istediği cinsten bir mantar insan. Bugün bile mantar insan yetiştirmek için çevremiz çiftliklerle sarılmıyor mu? Bu çiftliklerde ne yetiştirildiğini sanıyorsunuz ki? Bu yetiştirilen mantar-insanların, düşünmek haricinde her türlü doktrin var beslenme cetvellerinde...

George Orwell bu romanında insanlığı, belleksiz ve muhalefetsiz bir totaliter toplum tehlikesine karşı uyarıyor denilebilir!..
  
YENİKONUŞ DİLİNDEN ÖRNEKLER:

Doğrubak (Doğruluk bakanlığı) haberler, eğlence, eğitim ve güzel sanatlarla ilgilenir.
Sevbak (Sevgi bakanlığı) yasaları ve düzeni korur.
Barışbak (Barış bakanlığı) savaşlarla ilgilenir.
Bolbak (Bolluk bakanlığı) ekonomik olaylarla ilgilenir.

Mesela; cinsel yaşantı, iki Yenikonuş sözcüğü ile sınırlandırılmıştı.(Cinselsuç) ve (İyicinsellik)
Cinselsuç; cinsel ahlaksızlıktı, her türlü cinsel sapmaları kapsardı. Sıradan bir ilişki de dahildi. Cezası ölümdü...
İyicinsellik; amacı çocuk yapmak olan karı koca arasındaki ilişkiydi. Erkek ve kadın bundan özel bir zevk duymamalıydı o zaman yine cinselsuç sayılırdı.

Düşünpol; düşünce polisi
Düşünsuç ; düşünce suçları
Neşekampı; ceza kampları

Sözcükler tekdüze ve sıkıcı bir sesle konuşma biçimini özendiriyordu. Özellikle de bir parti üyesinin insanları aldatmak için hızlı hızlı konuşabilmesini sağlıyordu. Yani düşünmeden dinle, parti üyesi ne söylerse doğru söyler, dinlediğine de inan; mantığı idi. Bir sonraki aşama ise inandığını uygula oluyordu.

KİTAP'TAN ALINTI-1: Doğruluk Bakanlığı, Yenikonuş'ta ''Doğrubak'' görünürde herhangi bir nesneden çok farklıydı. Bu koskocaman piramit şeklindeki, pırıl pırıl beyaz beton 300 metre yüksekliğindeydi. Winston'un bulunduğu yerden beyaz cephesine süslü harflerle yazılı, partinin üç sloganını okuyabilirdiniz.
                                                        
                                                     SAVAŞ BARIŞTIR
                                                ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
                                                BİLGİSİZLİK KUVVETTİR

Söylentilere göre, Doğruluk Bakanlığının yer üstünde üç bin odası, yer altında da bir o kadar dehlizi vardı. (sayfa 11)

KİTAP'TAN ALINTI 2: Dünyanın üç büyük süper devlete ayrılacağı, önceden tahmin edilen bir olaydı ve yirminci yüzyılın başında bu tahmin doğrulanmıştı. Rusya'nın Avrupa’yı, Amerika Birleşik Devletleri'nin de Britanya'yı yutmaları sonucu Avrasya ve Okyanusya adıyla iki güç ortaya çıktı. Doğu Asya ise uzun savaşlardan sonra, yirmi otuz yıllık bir aradan sonra oluştu. Üç büyük devlet arasındaki sınırlar yasasızdı. (sayfa 161)

KİTAP'TAN ALINTI 3: Yaşama düzeyleri her üç süper güçte de aynıdır. Okyanusya'da egemen olan görüş, İngsos adıyla; Avrasya'da yeni Bolşevizm adıyla ve Doğu Asya'da kendini adamak anlamına gelen, ölüme tapınma ile anılır.

Bir Okyanusya yurttaşının öteki iki görüş hakkında bilgi edinmesine izin verilmez; onların yalnızca ahlakın ve sağduyunun barbarlaştırılması olduklarını öğrenirler. Aslında bu üç görüş ve destekledikleri toplum yapısı hiç de farklı değildir. Her yerde aynı piramitsel yapı, yarı kutsal bir öndere tapınma vardır ve ekonomi savaş üzerine kurulmuştur.
 
Allah bizleri, yani tüm insanlığı büyük yapıların içinde kaybolmaktan ve yarı kutsal önderlerin şerrinden korusun!
 
Bu kitabı okuduğum için kendime teşekkür ettim.

diğer kitap alıntıları